bismillahirrahmanirrahiym..

• 4/2/2007 - SELAM

Mardin'den bir görünüş

 

Sevgili Müslumanlar;

Zamanmın Olmaması nedeniyle (öğrenci ) Sadece yazı  yazmakla yetineceğim.Eğer yorumlarınız varsa  okumaya çalışacağım,cevab vereceğim inşaallah.İyi çalışmalar.

Yusuf YUSUFOĞLU

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 2/2/2007 - السلام علي

 

2/2/2007 - السلام عليكم

 

      Hamd tüm alemi sevgi üzerinde var eden,dünyayı kendisini çok seven ve O'nun tarafından çok sevilen dostları ile şereflendiren,böylece insanlar üzerindeki rahmetini gösteren Yüce Allah-u Teala'ya, salat ve selam sevginin en yüce öğretmeni,tüm aşıklarının serveri, alemin gözbebeği,en çok sevilen kul olan yüce resul Hz.Muhammed Mustafa (a.s.v.)'ya ve onun aşkıyla yanıp tutuşan ariflerin, kendilerine silsilelerini bağladıkları ashabı güzinine ve pak ehl-i beytine olsun.

 

 

                         İmam-ı Ebu Yusuf (r.a.) anlatır:
Ebu Hanife (r.a.) hazretlerinin zamanında Harici mezhebinde olanlar çoktu. Harici mezhebinde olanlar, [vehhabiler gibi] şöyle düşünürlerdi: (İnsan büyük günah işlemekle kâfir olur.)
İslamiyet'te büyük tefrikaya sebep olan bu sözü Ebu Hanife (r.a.) hazretleri kabul etmez, bir kimsenin günah işlemekle dinden çıkmayacağını, sadece haram işlemiş olacağını, bunun ise azabı gerektireceğini, Ehl-i sünnet vel cemaat mezhebinin böyle olduğunu bildirerek Haricilerin sözlerine karşı uyanık olunmasını emrederdi.
Hariciler, Hazret-i İmam (r.a.)'ın, Harici mezhebinin bozuk olduğunu anlattığını duyunca galeyana geldiler. İçlerinden kırk tane eşkıya şöyle bir karar aldılar: (Ebu Hanife (r.a.) ye gider, onunla konuşuruz, mezhebinden ve sözlerinden dönerse ne ala, dönmezse başını gövdesinden ayırırız.)
Biz Hazret-i İmamın kalbleri ihya eden sözlerini dinliyorduk. Kılıçları omuzlarında asılı bir sürü sapık izin almadan içeri girdi. Hazret-i İmamı öldürmek istiyorlardı. Dediler ki:


- Sana iki sualimiz var, bize cevap ver. Bizim istediğimize uygun cevap verirsen kurtulursun. Mezhebimize aykırı cevap verirsen kaçamazsın, seni burada öldürürüz.
Hazret-i imam (r.a.) onların bu haline aldırmayıp buyurdu :
- İnsaf ile mi, yoksa isyan ve inat ile mi konuşacağız?
- Her işte insaflı olmak, doğru söze karşı kalblerin saf olması gerektir, dediler.
- O halde kılıçlarınızı kınlarına sokunuz, böyle yalın kılıç durmanız insafla bağdaşmaz.
Gelenler yine inat ve isyanla konuştular:
- Kılıçlar kınlarına girmez, kana boyanmak niyetiyle gelmiştir.
- Hasbünallah, soracaklarınızı sorun. Konuşalım.
- Bir kimse şarap içip sarhoş olarak ölse, bir kadın da zina edip doğurduğu çocuğu öldürse, kendisi de nifas hali bitmeden ölse, bu iki facirin hallerinin ne olduğunu, namazlarının kılınıp kılınmayacağını bize anlat.
- Önce siz insafla şu sorularıma cevap verin. Onlar yahudi, mecusi veya hıristiyan mıdır?
- Hiç birisi değildir.
- Ya hangi dindendir?
- La ilahe illallah Muhammedün resulullah derler, Peygamber aleyhisselamın Allahü teâlâdan getirdiklerini kabul ederlerdi, fakat bu büyük günaha duçar oldular.
- Onların hallerini ve hasletlerini saydınız. Bu üç şey iman mıdır, küfür müdür, insafla konuşup doğrusunu da siz söyleyin.
- Bu üç haslet imandır.
- Evet dediğiniz gibidir. Şimdi söyleyin bakalım, bu hasletler imanın nesidir, yarısı mı, üçte biri mi veya hepsi midir?
- Bu üç şey imanın tamamıdır. İman ancak bunlara denir.
- Mademki imanlı olduklarına kendiniz şehadet ediyorsunuz, o halde onlardan ne istiyorsunuz?
Hariciler kendi sözleriyle böylece mağlup oldular, hepsi de kılıçlarını kınlarına koyup bozuk mezheplerini bırakıp ehli sünnet oldular.

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1/2/2007 - السلام علي

         Yeyüzünde ömürlerini Ümmet-i Muhammed A.S. için bir kibrit çöpü kadar değerli görmeyen evliya,marifetullah ve arif-i billah gibi zatları başımıza getirip,onları Kendisinin yeryüzündeki Halifesi kılan Allah'a hamd ediyorum...Benim gibi kulluk vazifesini yerine getirmekten bile aciz olan insanı,Ümmetinden kabul etmesini ümid ettiğim Efendimiz,Kalplerimizin Tabibi,Kainatın İftihar Tablosu olan Hz.Muhammed Mustafa A.S. ve ashabına salat ve selam olsun...   
Adamın biri, pislik böceği görür ve:
- "Bu, yaradılışı çirkin pis kokulu olan bir yaratıktır. Allahü Teala'nın bunu yaratmasındaki maksadı nedir?" der.
Bunun üzerine Allahü Teala o adama bir çıban verdi ki, bütün doktorlar onu tedavi etmekten aciz kaldılar. Herkes yaranın iyileşmesinden ümit kesmişti ki, bir gün sokakta bağıran bir adamın sesini işitir ve onun getirilip, yarasına bakmasını ister. Kendisine:
- "Senin yaranı iyileştirmek en meşhur doktorlar bile aciz kaldılar, o adamın senin yaranı ne yapabilir" derler kendisine. Adam:
- "Muhakkak onun yanıma gelmesi lazımdır" der.
Bunun üzerine adamı hastanın yanına getirirler. Adam çıbanı görünce, kendisine bir pislik böceği getirmelerini ister. Orada bulunanlar adamın bu isteğine gülerler. Fakat hasta başından geceni hatırlayıp, yanında bulunanlara, adamın istediğini kendisine getirmelerini söyler. Çünkü adam işin hakikatini görüyor ve biliyor" dedi.

Adama pislik böceği getirdiler. Böceği yakan adam, onun külünden çıbanın üzerine serpti, çıban Allah'ın izniyle hemen iyileşti. Hasta, orda bulunanlara söyle dedi:

- "İyi biliniz ki, Allahü Teala, mahlukatının en adi ve yaramaz olanında bile, en iyi deva bulunduğunu bana bildirmek murad buyurdu. Allah(c.c.)Hakim'dir Habir'dir...

                                                                              

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 30/1/2007 - KUR'AN OKUMANIN FAZİLETİ...

Zinciriye medresesiYukardan görünüşü(Mardin -Merkez.)

 

        İmam-i Şafi-i (r.a.) şöyle demişlerdir:

-“Kur’an öğrenen kimsenin  kiymeti büyük olur.

Fıkhı öğrenen kimsenin Kardı yüce olur.

Hadisi öğrenen  kimsenin hücceti, Kuvvetli olur.

Hesab öğrenen  kişinin görüşü keskin olur.

Hoşa giden bir şey  öğrenenin  da  tabiatı yumuşak olur.

Kendine kiymet veren kimsenin  ilmi kendisine (asla) faide  vermez.”

        Hazreti Ali (r.a.) nın oğlu Hazreti Hasan (r.a.) :

-“Kim  alimlerle  çok oturursa , talakat-ı lisan sahibi olur, zihni açılır, kendinde  bulacağı gelişme  içini açar , bilmediğini öğrenir,  bildiğini  nasıl ifade  edeceğini  de beller.

       

                                                Mükaşefe-til Kulub (İmam-i ĞAZALİ)

 

        Allah-u Teala (c.c.) hazretleri  bizleri ve sizleri Kur’anın  kerimi okuyan, kur’ani kerim’in kiymetini bilen  ve Kuran’ı kerim’le  amel eden kullarından eylesin…AMİN

 

                                                 Yusuf   YUSUFOĞLU

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

........

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Önemli Linkler

Kâbe İmamlarından Kur'an

Kategoriler

Arkadaşlar

hilal17
dogancanulker
neslinursema1
zahara
gonulcedost
yolcugidiyor
ruhlargemisi
fuadyusufoglu
birdirbir
kiremit
zerirem
medetozgur
nurislam
igra
kadorek2
saclariyagmurlukiz
mns27
sevgialemi
samioruc43
Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:1
Son Sayfa |